Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası alan kişi Devlet memuru olamaz (Devlet Memurları Kanunu (DMK) m. 48/A-5). Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 191’deki kullanma suçunun alt sınırı iki yıl, m. 188’deki ticaretin on yıl olduğundan, uyuşturucu suçundan verilen bir mahkûmiyet kural olarak memuriyete engeldir. Buna karşılık kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) mahkûmiyet sayılmaz ve bu engeli doğurmaz. Ancak görevdeki memurlar için ayrıca disiplin yaptırımı uygulanabilir.
Hangi karar ne anlama gelir?
| Karar | Mahkûmiyet mi? | Adli sicil belgesinde görünür mü? |
|---|---|---|
| Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (TCK m. 191/2) | Hayır | Hayır; yalnızca savcılık ve mahkemenin erişebildiği özel sistemde, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 171/5 |
| Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) | Hayır; hüküm hukuki sonuç doğurmaz | Hayır; özel sistemde (CMK m. 231/13) |
| Kovuşturmaya yer olmadığı / beraat / düşme | Hayır | Hayır |
| Hapis cezasına mahkûmiyet | Evet | Kural olarak evet; infaz bitene kadar sicilde, sonra arşivde |
Memur olmak isteyenler
DMK m. 48/A-5’e göre memur adayı:
- Kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkûm olmamalıdır. TCK m. 53’teki hak yoksunluğu süreleri geçmiş olsa bile bu engel sürer.
- Ayrıca zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, kaçakçılık gibi sayılan suçlardan süreye bakılmaksızın mahkûm olmamalıdır.
Uyuşturucu suçları bu ikinci listede adıyla geçmez. Ancak verilen ceza bir yıl veya daha fazla olduğunda birinci kurala takılır. Kullanma suçunda bile en düşük ceza, iyi hâl indirimiyle 1 yıl 8 ay olduğundan bu sınır aşılır.
Güvenlik soruşturması gereken kadrolarda (emniyet, askeri personel, hâkim ve savcı adayları gibi) erteleme veya HAGB kararları da güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında değerlendirmeye alınabilmektedir. Bu kadrolar için ilgili özel mevzuata ayrıca bakılmalıdır.
Görevdeki memurlar: disiplin ayrı yürür
- Aynı olay için ceza davasının sürmesi disiplin soruşturmasını geciktirmez. Memurun mahkûm olması veya olmaması da disiplin cezasına engel değildir (DMK m. 131).
- Uyuşturucu kullanma veya bulundurma, uygulamada DMK m. 125/E-g’deki “memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” kapsamında değerlendirilip memurluktan çıkarma cezasına konu edilebilmektedir.
- Daha hafif durumlarda “itibar ve güven duygusunu sarsacak davranış” gerekçesiyle kınama gibi daha hafif cezalar da verilebilmektedir.
- Hangi cezanın verileceğinde görevin niteliği önemlidir. Danıştay, cezaevinde görev yapan bir infaz koruma memuru için HAGB kararına rağmen memurluktan çıkarma cezasını hukuka uygun bulmuştur.
Uyuşturucu “yüz kızartıcı suç” mu?
TCK’da “yüz kızartıcı suç” diye ayrı bir kategori yoktur. Bu ifade bazı özel kanunlarda ve disiplin mevzuatında geçer. Kısacası:
- DMK m. 48’deki “süreye bakılmaksızın engel” listesinde uyuşturucu suçları sayılmamıştır.
- Buna rağmen uyuşturucu eylemi, disiplin hukukunda “yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” sayılarak memurluktan çıkarmaya dayanak yapılabilmektedir.
Sabıka kaydı ne zaman silinir?
- Adli sicilden arşive: Cezanın infazı tamamlandığında adli sicildeki bilgi silinir ve arşiv kaydına alınır (Adli Sicil Kanunu m. 9). Adli sicil belgesinde artık görünmez.
- Arşivden tamamen silinme (Adli Sicil Kanunu m. 12):
- Kural olarak arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl sonra,
- Anayasa m. 76 veya TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde ise yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınarak on beş yıl, böyle bir karar alınmadan otuz yıl sonra.
Memurluk gibi başka kanunlarda hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde uzun süre ve “memnu hakların iadesi” talebi gündeme gelebilir. Bu talep için cezanın infazının tamamlanmasından itibaren üç yıl geçmiş olmalı ve kişi bu sürede yeni bir suç işlememiş olmalıdır (Adli Sicil Kanunu m. 13/A). Hangi sürenin uygulanacağı somut mahkûmiyete göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Ehliyet engeli: Uyuşturucu suçlarından adli sicil kaydı bulunan kişi ehliyet alamaz. Bu konuyu ehliyet yazımızda anlattık.
Güncel kararlar
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 10.02.2026, E. 2024/8967, K. 2026/1385: Uyuşturucu ticaretinden verilen hapis cezasının infazı tamamlandıktan yalnızca on iki gün sonra yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilmişti. Daire, Adli Sicil Kanunu m. 13/A uyarınca infazdan itibaren üç yıl geçmeden bu karar verilemeyeceğini, talebin reddi gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu. Karar metni
- Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 16.06.2025, E. 2023/23209, K. 2025/6654: Kullanmak için uyuşturucu bulundurmaktan mahkûm olan kişinin memnu hakların iadesi talebi, mahkûmiyet kararında hak yoksunluğu yazmadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, kararda hak yoksunluğu yer almasa da kişinin bu talepte bulunabileceğini, adli sicil arşiv kaydının bulunmasının da “yasaklanmış hak” kavramına girdiğini belirterek ret kararını kanun yararına bozdu. Karar metni
- Danıştay 12. Daire, 24.02.2025, E. 2023/500, K. 2025/940: Bir infaz koruma memuruna, kullanmak için uyuşturucu bulundurmaktan HAGB kararı verilmişti. Daire, memurun aynı eylem nedeniyle DMK m. 125/E-g uyarınca memurluktan çıkarılmasını hukuka uygun buldu. Eylemin niteliği ve görevin cezaevinde olması dikkate alındı; cezanın ölçülülüğünü değerlendirmenin idarenin takdirinde olduğu belirtildi. İptal yönündeki bölge idare mahkemesi kararı bozuldu. Karar metni
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için hukuki danışmanlık almanız önerilir.