Polis kural olarak hâkim kararı olmadan arama yapamaz. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emri yeterlidir. Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 119/1 uyarınca konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emri yetmez; burada hâkim kararı veya savcının yazılı emri gerekir. Bu kurallara uyulmadan yapılan aramada bulunan delil hükme esas alınamaz.
Arama için kim izin verir?
Anayasa üst, eşya ve konut aramasını hâkim kararına bağlar. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emrine izin verir (Anayasa m. 20, 21). CMK bu yetkiyi şöyle dağıtır:
| Aranacak yer | Kim izin verebilir? |
|---|---|
| Üst, eşya, araç ve diğer yerler | Hâkim; gecikmesinde sakınca varsa savcı; savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amiri |
| Konut, işyeri, kamuya açık olmayan kapalı alan | Hâkim; gecikmesinde sakınca varsa yalnızca savcı |
Kolluk amirinin emriyle yapılan aramanın sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. Kolluk ayrıca savcıya neden ulaşılamadığını ve savcının hangi yollarla arandığını gösteren ayrıntılı bir tutanak düzenleyip dosyaya koymak zorundadır (Yönetmelik m. 7).
Her aramada makul şüphe gerekir (CMK m. 116). Şüpheli olmayan birinin evi veya üstü ise ancak aranan kişinin ya da delilin orada bulunduğunu düşündüren somut olaylar varsa aranabilir (CMK m. 117).
“Gecikmesinde sakınca” ne demek?
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği bunu iki şarta bağlar (m. 4):
- Derhal işlem yapılmazsa delillerin kaybolması, şüphelinin kaçması veya kimliğinin tespit edilememesi ihtimali,
- ve hâkimden karar almak için vakit bulunmaması.
İkinci şart çoğu zaman gözden kaçar. İhbar mesai saatinde alınmış ve hâkime ulaşmak için yeterli zaman varsa savcının emri tartışmaya açılır. Sulh ceza hâkimi arama talebini reddettikten sonra aynı yerin savcı emriyle aranması da hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise emirde “gecikmesinde sakınca” ibaresinin ayrıca yazılmasını zorunlu saymamıştır. Belirleyici olan, bu hâlin olayda gerçekten bulunmasıdır. Emirde aramanın nedeni olan fiil, aranacak kişi, adres veya eşya ve geçerlilik süresi ise açıkça gösterilmelidir (CMK m. 119/2).
Savcı acele hâllerde emri sözlü verebilir; ancak sözlü emir en kısa sürede yazılı olarak da bildirilir (CMK m. 161/3).
Sonradan hâkim onayı gerekir mi?
Anayasa, gecikmesinde sakınca hâlinde yetkili merciin verdiği kararın 24 saat içinde hâkimin onayına sunulmasını öngörür (Anayasa m. 20, 21). CMK ise bu onay usulünü aramada ayrıca düzenlememiş, el koyma için açıkça düzenlemiştir: Hâkim kararı olmadan yapılan el koyma 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim 48 saat içinde karar vermezse el koyma kendiliğinden kalkar (CMK m. 127/3). Aramada eşyaya el konulduysa onayın süresinde alınıp alınmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Arama sırasında uyulması gereken kurallar
- İki tanık: Savcı hazır değilse konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerdeki aramada ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur (CMK m. 119/4).
- Hazır bulunma: Yer sahibi aramada bulunabilir; yoksa temsilcisi, bir yakını, birlikte oturan biri veya komşusu çağrılır. Avukatın aramada bulunması engellenemez (CMK m. 120).
- Gece: Konut, işyeri ve kapalı yerlerde gece arama yapılamaz; suçüstü ve gecikmesinde sakınca hâlleri bunun istisnasıdır (CMK m. 118).
- Tutanak ve belge: Tutanağa işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır (CMK m. 119/3). İstenirse kişiye aramanın dayanağını ve el konulan eşyanın listesini gösteren belge verilir (CMK m. 121).
Önleme araması adli aramanın yerine geçmez
Önleme araması suç işlenmesini veya tehlikeyi önlemek için yapılır. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) m. 9 uyarınca hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca varsa mülki amirin yazılı emri gerekir. Toplantı alanları, umuma açık yerler ve toplu taşıma araçları gibi yerlerde yapılabilir. Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde önleme araması yapılamaz.
Belirli bir kişi hakkında suç şüphesi doğduğunda artık adli arama kuralları uygulanır. Ceza Genel Kurulu’na göre önleme araması bir soruşturmanın başlangıcı olabilir, ama adli aramanın yerine geçemez. Somut örnekleri uyuşturucu dosyalarında hukuka aykırı arama yazımızda anlattık.
“Rıza gösterdim” demek aramayı geçerli kılar mı?
Kural olarak hayır. Yönetmelikte yer alan, ilgilinin rızasıyla kararsız girilebileceğine ilişkin ibare Danıştay kararıyla iptal edilmiştir. Ceza Genel Kurulu da açıkta olmayan bir eşyanın kişinin “rızasıyla” teslim edilmesinin, kural olarak karar alma zorunluluğunu kaldırmadığını belirtmiştir. Buna karşılık açıkta, gözle görülen eşyanın alınması arama sayılmaz.
Tesadüfen bulunan deliller
Arama sırasında başka bir suçun delili bulunursa muhafaza altına alınır ve durum derhal savcılığa bildirilir (CMK m. 138/1). Bu kural, usulüne uygun yürütülen bir aramayı varsayar; arama baştan hukuka aykırıysa tesadüfi delil de aynı sorunu taşır.
Hukuka aykırı aramanın sonucu
Kanuna aykırı elde edilen bulgular delil olarak kabul edilemez (Anayasa m. 38/6). Böyle bir delil reddedilir (CMK m. 206/2-a). Suç ancak hukuka uygun delille ispatlanabilir (CMK m. 217/2) ve mahkûmiyet gerekçesinde hukuka aykırı deliller ayrıca ve açıkça gösterilir (CMK m. 230/1-b). Geriye mahkûmiyete yetecek delil kalmazsa beraat kararı verilir.
Arama yapıldıysa nelere bakılmalı?
- Karar veya emir: Dosyada hâkim kararı ya da savcı veya kolluk amiri emri var mı?
- Yazılılık: Emir yazılı mı; sözlü verildiyse sonradan yazıya geçirilmiş mi?
- Yetki: Ev veya işyeri kolluk amiri emriyle mi arandı?
- Gerekçe: Gecikmesinde sakınca gerçekten var mıydı? İhbar ile arama arasında hâkime ulaşacak zaman var mıydı?
- Kapsam: Fiil, kişi, adres ve süre emirde yazılı mı; arama bu sınırlar içinde mi kaldı?
- Tanık: Savcı yoksa iki tanık aramanın başından sonuna kadar orada mıydı?
- Tutanak: Görevlilerin kimliği, saat ve ele geçen eşya doğru yazılmış mı?
- El koyma onayı: Hâkim kararı olmadan el konulduysa 24 saat içinde onaya sunulmuş mu?
Güncel Yargıtay kararları
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 02.07.2025, E. 2024/147, K. 2025/312: Rutin denetimde dükkânda kaçak sigara görülmüş, savcıdan yazılı arama emri alınmıştı. Emirde fiil, kişi, adres ve süre gösterildiği, eşyanın kaçırılma ihtimali de gecikmesinde sakınca hâlini oluşturduğu için arama hukuka uygun bulundu. Kurul ayrıca önleme aramasının adli aramanın yerine geçemeyeceğini ve açıkta olmayan eşyanın “rızaen” teslim edilmesinin kural olarak karar zorunluluğunu kaldırmadığını vurguladı. Karar metni
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 20.11.2025, E. 2024/1575, K. 2025/8094: İhbar hafta içi saat 15.00 sıralarında alınmış, savcı saat 16.00’dan geçerli arama emri vermişti. Emirde gecikmesinde sakınca gerekçesi yoktu ve hâkimden karar alacak zaman vardı. Aramayı hukuka aykırı sayan beraat kararı onandı. Karar metni
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 06.03.2025, E. 2022/5898, K. 2025/2444: Kolluk suçu öğle saatlerinde öğrenmiş, dokuz saat sonra gece vakti savcının sözlü talimatıyla eve girmişti; hâkim kararı veya yazılı emir yoktu. Karar alacak zaman bulunduğu için arama hukuka aykırı sayıldı; rızanın da karar gerekliliğini kaldırmayacağı belirtildi. Beraat kararı onandı. Karar metni
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 03.12.2024, E. 2024/47, K. 2024/14611: Sulh ceza hâkimi bir evde arama talebini reddetmiş, aynı gün savcının yazılı emriyle aynı ev aranmıştı. Bu emir hukuka aykırı bulundu. Savcının bulunmadığı aramalarda muhtarın yanında ikinci bir tanık bulundurulmaması da CMK m. 119/4’e aykırı sayıldı. Karar metni
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.