Ceza Hukuku

Uyuşturucu Suçlarında Kullanma ile Ticaret Arasındaki Fark ve Sonuçları

Üzerinde uyuşturucu madde bulunan bir kişi hakkında, maddenin kişisel kullanım için mi yoksa satış için mi bulundurulduğuna göre iki ayrı suçtan işlem yapılır. Cezalar, kamu davasının ertelenmesi, denetimli serbestlik ve etkin pişmanlık hükümlerini anlatıyoruz.

Av. Kadirhan TutoğluSon kontrol: 4 dk okumaEnglish

Türk Ceza Kanunu (TCK), uyuşturucu madde bulundurmayı iki ayrı suç olarak düzenler. Aynı miktar maddenin “kullanmak için” mi yoksa “satmak için” mi bulundurulduğu, sonucu iki yıl ile on yıl ve üzeri arasında değiştirir. Bu nedenle soruşturmanın ilk anından itibaren eylemin hangi maddeye girdiği belirleyicidir.

Kullanmak için bulundurma (TCK m. 191)

Kullanmak için uyuşturucu satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak kanun, bu suçta cezadan önce tedaviyi esas alan özel bir sistem öngörür:

  • Kamu davasının açılması zorunlu olarak ertelenir. Savcı, şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasını erteler. Bunun için başka şart aranmaz.
  • Denetimli serbestlik: Erteleme süresi içinde en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır. Bu süre altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Gerekirse tedavi uygulanır.
  • Test: Savcı, kişinin madde kullanıp kullanmadığını tespit için yılda en az iki kez ilgili kuruma sevk eder.
  • İhlal: Erteleme süresinde yükümlülüklere uymamakta ısrar edilirse veya yeniden madde kullanılır ya da bulundurulursa kamu davası açılır.
  • Başarıyla tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve kayıt mahkûmiyete dönüşmez.

Kamu davası bir kez açıldıktan sonra aynı suçun tekrar işlenmesi hâlinde yeniden erteleme kararı verilemez (TCK m. 191/6).

Fiil okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerin 200 metre yakınındaki umumi yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır.

Ticaret (TCK m. 188/3)

Uyuşturucuyu satan, satışa arz eden, başkasına veren, nakleden, depolayan veya bu amaçla satın alan ya da bulunduran kişi on yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır. Ceza artıran başlıca hâller şunlardır:

  • Madde bir çocuğa verilmiş veya satılmışsa ceza on beş yıldan az olamaz.
  • Madde eroin, kokain, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin ve türevleriyse ceza yarı oranında artırılır.
  • Fiil okul ve benzeri yerlerin 200 metre yakınında işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
  • Suç üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenirse yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır.

Nisan 2026’dan bu yana, Çocuk Koruma Kanunu (ÇKK) ek m. 1 uyarınca bu suçtan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanlar okul, okul servisi, yurt, kreş, internet kafe ve spor tesisi gibi çocukların yoğun bulunduğu iş yerlerini işletemez ve bu yerlerde çalışamaz.

Kullanma mı, ticaret mi? Ayrım nasıl yapılır?

Kanun, kişisel kullanım için belirli bir miktar sınırı öngörmez. Yargıtay, ayrımı olayın bütününe bakarak yapar. Değerlendirilen başlıca unsurlar şunlardır:

  • Ele geçen maddenin miktarı ve saflığı, kişinin kullanım alışkanlığına göre makul bir ihtiyacı aşıp aşmadığı,
  • Maddenin küçük parçalara bölünmüş ve ayrı ayrı paketlenmiş olup olmadığı,
  • Hassas terazi, kilitli poşet, çok sayıda boş paket gibi satışa yönelik malzeme bulunup bulunmadığı,
  • Kişinin üzerinde veya evinde açıklanamayan nakit para bulunup bulunmadığı,
  • Telefon yazışmaları, fiziki takip ve tanık beyanları,
  • Kişinin kan veya idrar testinde madde kullanımının tespit edilip edilmediği.

Bu unsurlardan yalnızca biri, örneğin miktarın yüksek olması, tek başına ticaret kastını göstermeyebilir. Savunmanın bu delilleri tek tek ele alması, sonucu doğrudan etkiler.

Ticaretten açılan dava kullanmaya dönebilir. Kovuşturma sırasında eylemin yalnızca kullanmak için bulundurma olduğu anlaşılırsa, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir (TCK m. 191/8).

Etkin pişmanlık (TCK m. 192)

  • Kullanmak için madde bulunduran kişi, resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman aldığını bildirir ve bu bilgi failin yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa ceza verilmez.
  • Madde kullanan kişi, hakkında soruşturma başlamadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi isterse ceza verilmez. Bu durumda sağlık çalışanlarının suçu bildirme yükümlülüğü de doğmaz.
  • Ticaret suçuna katılan kişi, haber alınmadan önce diğer suç ortaklarını ve maddenin yerini bildirirse ceza verilmez; haber alındıktan sonra gönüllü yardım ederse cezası dörtte birden yarıya kadar indirilir.

İfade vermeden önce

Uyuşturucu soruşturmalarında ilk ifade ve telefon incelemesi, suçun hangi maddeden yürüyeceğini çoğu zaman belirler. İfade öncesinde müdafi ile görüşmek, şüphelinin kanuni hakkıdır.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.